| Gençlik Zehir Ağında |
|
|
| Administrator tarafından yazıldı. | |||
| Cumartesi, 23 Eylül 2006 23:56 | |||
|
Gençlik zehir ağında Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi Başhekim Yardımcısı Fatih Kılıçaslan, "Eğer gençlerimizi, çocuklarımızı kaybetmek, uyuşmuş bir nesiler sahip olmak istemiyorsak, hepimiz elimizi taşın altına koymalıyız" dedi. · OKTAY MEHMET/ İSTANBUL "Şiddet görenler daha fazla kullanıyor" "Herhangi bir uyuşturucu maddeyi bağımlılık derecesinde kullananların yüzde 27.8'i mutlaka aile üyelerinde biri tarafından şiddet görmüş. Yüzde 67'si fiziksel ve duygusal ihmale maruz kalmış. Sokakta yaşayan çocukların yüzde 78.4'ü fiziksel şiddet, yüzde 35.6'sı işkence görmüş. Yüzde 30'u cinsel taciz, yüzde 10.8'i de tecavüze uğramış." Ankete göre lise çağındaki çocuklar arasında tütün kullanımı ise 2004'te 2001 yılına oranla yüzde 72.7, alkol kullanım oranı da yüzde 17.6 düştü. "Kaybedecek zamanımız yok" Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi Başhekim Yardımcısı Sosyal Hizmet Uzmanı Fatih Kılıçaslan, ilk kez Yeni Şafak Gazetesi'ne açıkladığı rakamların, Türkiye'de gençler arasında uyuşturucu kullanımının boyutlarını gözler önüne serdiğini belirterek, "Gençlik elden gidiyor. Uyuşturucu kullanım yaşı ilkokullara kadar indi. Eğer bilgiden yoksun uyuşmuş bir genç nesil istemiyorsak, zaman geçirmeden devlet ve vatandaşlar ortak önlemler almalıyız" dedi. Uyuşturucuya bu kadar kolay ulaşılmasının, alınan polisiye tedbirlerin yetersizliğini ortaya koyduğuna vurgu yapan Kılıçaslan, eskiden İstanbul'da Hacıhüsrev ve Tarla başı semtleri ile temsil edilen madde kullanım ve satış yerlerinin bugün İstanbul'un her ilçe ve mahallesine indiğini kaydetti. Gençler arasında madde kullanımının artmasında aile içinde eşler arasında yaşanan geçimsizliğin etkili olduğuna işaret eden Kılıçaslan, ailede aradığı sevgiyi bulamayan çocuğun, zamanla sokağa yönelmek zorunda kaldığını söyledi. Önce aileler eğitilmeli Kılıçaslan, yarınlarımızı emanet edeceğimiz gençlerin kötü alışkanlıklardan kurtulması için koruyucu ve önleyici sağlık hizmetlerinin geliştirilmesinin büyük önemi olduğunu söyledi. Toplumda yetersiz olan koruyucu ruh sağlığı hekimliğinin yeniden organize edilmesinin önemine değinen Kılıçaslan, şunları söyledi: "Okullar ve sağlık ocakları bünyesinde aile danışmanlık merkezleri kurularak veliler eğitilmelidir. Eğitilen aileler madde kullanan çocuklarındaki davranış bozukluklarını daha kolay anlayacaktır. Birçok aile çocuğunun madde bağımlısı olduğunu geç fark ediyor. Hatta çocuğunun uyuşturucu kullandığını bir iki ay sonra anlayan ailelere rastlıyoruz. Bu da tedavi sürecini zorlaştırıyor" Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi Başhekim Yardımcısı Kılıçaslan, gerek terör gerekse ekonomik sebeplerden dolayı büyük şehirlere göç ederek varoş bölgelere yerleşen kişilerin buralarda uyum sorunu yaşadığını ifade etti.
|
|||
| Son Güncelleme: Pazar, 27 Haziran 2010 03:50 |






![]() | Bugün | 42 |
![]() | Dün | 24 |
![]() | Bu Hafta | 42 |
![]() | Bu Ay | 341 |
![]() | Tümü | 4013 |